6
TARİH ÖNCESİ ÇAĞLARDAN GÜNÜMÜZE
EĞİTİM
MEDENİYET VE PEDAGOJİ
Pedagoji tarihi, esas itibarı ile
medeniyet tarihidir. Zira medeniyete ilişkin bütün yaşama standartlarını icat
eden, keşfeden ve geliştiren insanlar daha en başında doğayı, olayları, kendini
ve diğer insanları doğru okuyan insanlardır. Hatta tesadüfleri bile değerlendirebilmek
ve bundan sonuç çıkarmak, elde etiği sonuçları geliştirmek de insana mahsus
yetenektir.
Allah, kâinatı her ne yolla yarattı
ise Dünya”yı bir taş, toprak ve kaya yığını hâlinde ve bunların arasında
saklanmış çok çeşitli maden cevherlerini de yarattığı muhakkaktır. Bu taş ve
kaya yığınını güzelleştirmek, düzgünleştirmek ve yaşanabilir hâle getirmek için
de güneş, hava ve su gibi en elzem unsurları yarattıktan sonra bitkileri,
hayvanları ve en sonunda da insanı yaratmış olmalıdır.
Bitkiler ve hayvanlar içinde
yaşadıkları doğal şartlara az-çok uydurarak değiştirseler de özünde
varlıklarını çevre ortamlarını değiştirmeden, düzenlemeden aynen devam
ettirmektedir. Ya insan! İnsan öyle değil. İçinde yaratıldığı doğal ortama razı
olmamış ve onu değiştirmek, geliştirmek ve güzelleştirmek için daha ta başından
beri meşgul olmuş ve hâla da bu meşguliyetini devam ettirmektedir.[1]
Hangi kurama inanırsanız inanın
insan; toprak, hava, su, bitki ve hayvanların var olduğu bir dünyada var olmuş
veya yaratılmıştır. Zira hayvanların beslenmesi için önce bitkilerin,
insanların beslenmesi için de hem bitkilerin hem de hayvanların var olması
gerekir. Bir kısım hayvanların var oluşlarını devam ettirebilmeleri için de
beslenmesi için hem bitkileri hem de farklı türlerdekileri yemeye ihtiyaçları
olmuştur.
İnsan, vücut görünüşü bakımından
farklı olsa da hayatiyetini devam ettiren iç organlar bakımından insandan çok
farklı değildir. İç dünyası bakımından ise insanı üstün kılan iki mühim
özelliğinden biri eğitilebilir içgüdülerinin ve kullanabildiği
zekâsının-aklının olmasıdır.[2]
[1]
Ancak, insanlar; bu meşguliyet özellikle son yüz yılda, içinde yaşadığı bu
dünya denen mekânı tahrip etmek, tüketmek gibi bir düzeye ulaştığı da
görülmektedir.
[2]
Zekâ konusu, “Zekâ” adlı çalışmamda ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Köpekler
gibi bazı hayvanlarda yeme, tuvalet gibi alışkanlıklar kazandırılması,,
bazıların evcilleştirilmesi ve kullanılması milyonlarca hayvan varlığı
içinde müstesna olarak görülebilir.
Yorumlar
Yorum Gönder